Too many options? Treat your friends and family to their favourite stores with a Bayshore Shopping Centre gift card, redeemable at participating retailers throughout the centre. Click below to purchase yours today!Purchase Here
Coles Devlet ve Toplum Kuramlarına Yeni Yaklaşımlar at Bayshore Shopping Centre in Ottawa, ON
*Product information may vary - to confirm product availability, pricing, shipping and return information please contact Coles
İnsanlık tarihinde devlet ve toplum ilişkisi daima bir gerilim alanı ola gelmiştir. Toplumun en iyi nasıl yönetilebileceği zihinleri sürekli meşgul etmiştir. 20.yüzyıldaki kadar devlet ve topluma ilişkin kuramlar alternatifsiz değildi. Bunlar liberal ve sosyalist kuramda olduğu gibi sınıfsal temelli veya ırka ilişkin sapmaların somutlaştığı faşizm ya da kutsal dinleri referans alan teokratik modellerdi. Devlet ve topluma ilişkin yeni yaklaşımların ortaya çıkması II. Dünya Savaşı sonrasına rastlar. Yapısal işlevselcilik, merkez-çevre ülkeler modeli bunlardan bazılarıydı. Bu kuramların aktörleri küresel siyasi ve ekonomik bağımlılığı pekiştiren BM, GATT, Dünya Bankası, IMF gibi örgütlerdi. Ancak A.B.D. fiili uygulayıcı devlet olarak görülüyordu. Liberal ve sosyalist devlet kuramlarının ortak yanı sosyolojiden yararlanmalarıydı. Yeni kuramların belirgin özelliği ise uluslararası alanda II. Dünya Savaşı sonrası oluşan A.B.D. üstünlüğüne dayalı koşullardan fazlasıyla etkilenmesiydi. Ancak savaştan kısa süre sonra gelişen soğuk savaş ortamı bu kuramların uygulamaya konmasını bir süre ertelemeyi zorunlu kıldı. Küreselliğin 1989 sonrası sahneye çıkması ertelenen yeni uluslararası sistem ve toplum yaklaşımları için özel bir fırsat oldu. Liberal kâr mantığına dayalı bu kuramlar sosyal devletten farklı olarak insanı sosyal çevresiyle kavrama endişesi taşımaz. Küresel şirketlerin temel çıkarları önceliklidir. Demokrasi ve "insan haklarına saygı" söylemleri küresel projelere engel oluşturduğu düşünülen devletlere karşı "parçalayıcı" birer araç olarak kullanıldı. Bu durum henüz devam etmektedir. Aslında yeni kuramların nihai amacı demokrasi ve insan haklarını küresel ölçekte yaymak değildi. Küresel medya kuruluşlarınca dünya gündemine taşınan bu "söylem ve sloganlar" soğuk savaş sonrasında küreselleşmenin kazananları lehine işleyen birer "katalizatör" gibi devreye sokuldu. Gelişmekte olan ülke aydınları bu karmaşık, değişken ve hemen her konuda "standart" sorunu yaşanan tablo karşısında bocaladılar.
İnsanlık tarihinde devlet ve toplum ilişkisi daima bir gerilim alanı ola gelmiştir. Toplumun en iyi nasıl yönetilebileceği zihinleri sürekli meşgul etmiştir. 20.yüzyıldaki kadar devlet ve topluma ilişkin kuramlar alternatifsiz değildi. Bunlar liberal ve sosyalist kuramda olduğu gibi sınıfsal temelli veya ırka ilişkin sapmaların somutlaştığı faşizm ya da kutsal dinleri referans alan teokratik modellerdi. Devlet ve topluma ilişkin yeni yaklaşımların ortaya çıkması II. Dünya Savaşı sonrasına rastlar. Yapısal işlevselcilik, merkez-çevre ülkeler modeli bunlardan bazılarıydı. Bu kuramların aktörleri küresel siyasi ve ekonomik bağımlılığı pekiştiren BM, GATT, Dünya Bankası, IMF gibi örgütlerdi. Ancak A.B.D. fiili uygulayıcı devlet olarak görülüyordu. Liberal ve sosyalist devlet kuramlarının ortak yanı sosyolojiden yararlanmalarıydı. Yeni kuramların belirgin özelliği ise uluslararası alanda II. Dünya Savaşı sonrası oluşan A.B.D. üstünlüğüne dayalı koşullardan fazlasıyla etkilenmesiydi. Ancak savaştan kısa süre sonra gelişen soğuk savaş ortamı bu kuramların uygulamaya konmasını bir süre ertelemeyi zorunlu kıldı. Küreselliğin 1989 sonrası sahneye çıkması ertelenen yeni uluslararası sistem ve toplum yaklaşımları için özel bir fırsat oldu. Liberal kâr mantığına dayalı bu kuramlar sosyal devletten farklı olarak insanı sosyal çevresiyle kavrama endişesi taşımaz. Küresel şirketlerin temel çıkarları önceliklidir. Demokrasi ve "insan haklarına saygı" söylemleri küresel projelere engel oluşturduğu düşünülen devletlere karşı "parçalayıcı" birer araç olarak kullanıldı. Bu durum henüz devam etmektedir. Aslında yeni kuramların nihai amacı demokrasi ve insan haklarını küresel ölçekte yaymak değildi. Küresel medya kuruluşlarınca dünya gündemine taşınan bu "söylem ve sloganlar" soğuk savaş sonrasında küreselleşmenin kazananları lehine işleyen birer "katalizatör" gibi devreye sokuldu. Gelişmekte olan ülke aydınları bu karmaşık, değişken ve hemen her konuda "standart" sorunu yaşanan tablo karşısında bocaladılar.
Coles is renowned for its outstanding customer service and great selection of books. Along with the vast array of magazines, stationary, audio-books, children's literature, fiction, non-fiction and reference books, you can find accessories to make your reading experience more pleasurable. We can recommend the very best in reading today. We will help you search our titles for exactly what you need, and if we do not have it in stock, we will order it for you.